23 Şubat 2012 , Perşembe
Nedim Güler
" Yazarın biyografisi "

KİM TAKAR YALOVA KAYMAKAMINI?

Tarih : 24 Ocak 2012
Okunma sayısı : 360
  • Haberi Yazdır
  • Haberi PDF olarak bilgisayarına kaydet
  • Facebook' ta paylaş
  • Delicious hesabına ekle
  • Twitter' da paylaş
  • Myspace' de paylaş
  • Digg' de paylaş
  • Google' da paylaş
  • Friendfeed' de paylaş
  • Microsoft Live' da paylaş
 

Türkiye'de herhangi bir şehrin meydanına çıkın ve yoldan geçen insanlara rastgele sorun:

"Yalova, denince aklınıza ne geliyor"

İstanbul- Taksim'deki rocker gence, Ankara- Kızılay'daki memura, Bursa – Fomara'daki öğrenciye, İzmir – Konak'taki ev hanımına sorun. Yüz kişiden en az doksanı 'kaymakam' diyecektir.

Aynen Denizli deyince horoz, Rize deyince çay, Malatya deyince kayısı, İzmir deyince 'güzel kız' diyecekleri gibi...
.........

Şehir dışında yaşamış, kalmış Yalovalılar çok iyi bilir. Birisi size nerelisin diye sorup, "Yalovalıyım" cevabını verince "Kaymakam n'apıyo, ehe ehe ehe" şeklinde bir tepki alırsınız. Ben de üniversite ve askerlik zamanlarında bu konudan bir hayli muzdariptim.

-"Napıyo sizin kaymakam, ehe ehe ehe"
-"Yok artık kaymakam falan"
-"Noldu, gönderdiniz mi kaymakamı ehe ehe ehe"
-"Ya bir defol Allah'ını seversen"

İkinci bir klasik diyalog da şudur:
-"Yalova, nereye bağlıydı ya Bursa'ya mı"
-"Yok, il oldu Yalova"
-"Ne zaman oldu yaa, daha önce Bursa'ya bağlıydı ama değil mi"
-"Lan yok, İstanbul'a bağlıydık"

Ortalama Türk insanının pek çoğu halen Yalova'nın il olduğundan habersizdir.

Üniversite okuyan zehir gibi öğrenciler arasında bile Yalova'yı Bilecik'e bağlı sananları gördüm ben.

Haritada bile yerimizi zor gösterirler. Ama bir şeyi çok iyi bilirler: Kaymakamı...
..........

Herhangi bir şehirde çevirin insanları yoldan, önce 'kaymakam' der. Sonra "Amcamgillerin yazlığı vardı, bir kere gelmiştim" der. Siyasetle az çok ilgiliyse Muharrem İnce'yi sayar. Termal'i ve Çınarcık'ı bilirler. Bundan 10 sene önce olsa elmayı ve çiçeği de sayarlardı ama şimdi pek bulamazsınız. Ama benim diyen insanın bile Yalova'yla ilgili sayacakları 5-10 kelimeyi geçmez.

Yani çatlasak da patlasak da Yalova'yla ilgili bilinen bir numaralı konu kaymakamdır. Çoğu da hikâyesini bilmez. Sadece lafını bilir.

Gerçi hikâyesinin doğruluğundan da pek emin değilim. Sonradan uydurulmuş, yakıştırılmış bir şehir efsanesi olma ihtimali oldukça fazla.
..............

Ama kimin umurunda?
Van Gölü'nde canavar mı var? Ama Van'da deprem olmasa yakın zamanda önümüze gelen bir Vanlıya "Canavarı besliyor musunuz" diye geyik yapardık. Koca koca bilim adamları inceleme gezileri yaptı olmayan bir canavara. Yetmedi, turistik turlar düzenlendi. İnsanlar kamp kurdu, canavarı görebilmek için. Sonuç ortada, canavar filan yok ama kente çekilen bir ilgi var.

Benzeri İskoçya'da Loch Ness Gölü'nde var. Bölge halkı bu gölde de bir canavar olduğunu söyleyip 'Nessie' adını vermişler. Şimdi 'Nessie' için özel turlar var. Oyuncakları, hediyelik eşyaları filan satılıyor. Ufacık kasaba halkı neredeyse geçimini 'olmayan' bir canavardan sağlıyor.

Aynen bizim gerçek olup olmadığı tartışmalı olan kaymakam hikâyemiz gibi.
..............

Konuyu şuraya bağlamak istiyorum. Geçtiğimiz gün gazeteci ağabeylerimizden Faruk Kırtay'ın Kent Müzesi önüne dikilecek Yalova Kaymakamı ve boyacı çocuk heykeline karşı Atatürk ve Sığırtmaç Mustafa heykeli önermesiyle ilgili yazısını okudum. Faruk Ağabey daha sonra bu konuyu Yalova'nın belli başlı isimlerine sorarak kaymakam heykelinden vazgeçilmesi için neredeyse bir kampanyaya dönüştürmüş. Koca koca adamlar ilginç ilginç laflar etmişler. Mesela birisi bunu geçmişte görev yapmış Yalova kaymakamlarına hakaret olarak nitelemiş. Kimisi saçmalık demiş. Hatta "Ne güzel unutulup gitmişti" diye de eklemiş.
..............
Yorum yapanların atladığı bir şey var. Markaları halk yaratır. Kaymakam da Yalova'nın ister sevin, ister sevmeyin, ister kızın, ister hakaret sayın tek ve yegâne markasıdır. Ne Yürüyen Köşk, ne Sığırtmaç Mustafa, ne Osmanlı'nın Yalova'da kurulduğuyla ilgili yapılacak işler Yalova'nın markası değildir. Çünkü markayı halk seçer.

Ve kabul edin kaymakamın hikâyesi halk nezdinde çok daha akılda kalıcı ve esprilidir. Ortalama bir Yalovalıyı, mesela pazara giden bir teyzeyi çevirin ve sorun. Sığırtmaç Mustafa hikâyesini bilmez. Yürüyen Köşk'te çay içmişliği vardır, hikâyesini 'belki' bilir. Osmanlı'nın Yalova'da kurulduğuyla hiçbir ilgisi ve bilgisi bile yoktur.

Kaldı ki Yalova meydanına dikilecek 2 metrelik bir heykelle filan Yalovalıya, Yalova'ya bakış değişmez. Oraya dikilecek heykel tamamen sembolik, turistik bir öğe olmaktan ileri gitmez. Sığırtmaç Mustafa hikâyesi, Yürüyen Köşk, Meliha Manço, Termal'deki Atatürk Köşkü önemli manevi değerlerimizdir. Ama hiçbirisi kente gelecek birisi üzerinde kaymakamın gösterdiği etkiyi yapmaz.

Denemesi de bedava.

Bundan bir yıl sonra karşı çıkanlar Yalova'ya gelen misafirlerini karşılaşsınlar ve sorsunlar:

"Nereyi görmek istersin"

Misafiriniz kaymakam heykeli önünde fotoğraf çektirmek istemezse bu satırların sahibi burada. Gelip saydırabilirsiniz.

Yalova'da kaymakam heykelinin olmaması, Denizli'de horoz heykelinin olmamasına benzer. Başkan Koçal'dan ricam: Tepkilere aldırmayın, kaymakam heykelinin olmadığı kent müzesine kent müzesi demem ben!

Ya da boşverin kim takar Yalova kaymakamını?

Yorumlar »

Not: Yorumların içeriğinden yazan kişi sorumludur.
Ad/Soyad:

E-Posta:

Yorum:

 

Yorum Ekle »

Twitter Rss Facebook FriendFeed Delicious Twitter MySpace Digg
ANA SAYFA | KÜNYE | İLETİŞİM | REKLAM | SÖZLEŞME | GİZLİLİK
Ajans Yalova
0533 24 999 60
info@ajansyalova.com