Yalova Devlet Hastanesi'nin duvarındaki dev Atatürk posteri...
Gerçi poster demeye bin şahit gerek. Rengi solmuş, üzeri tozlanmış. Dikkatle bakmazsanız Atatürk olduğunu anlamazsınız bile.
Geçtiğimiz aylarda yayınladığımız bir haberde posterin son durumunu kamuoyuyla paylaşmıştık. Hastane yönetimi de posterin solmasının nedenini 'matbaa hatası' olarak göstermişti. Yani bir nevi "Ne yapalım kardeşim biz yaptırdık, matbaa hata yapmış, o yüzden hemencecik soldu" demeye getirmişti.
..............................
Niyetim ulusalcı, laik nutuklar atmak değil. Şekilci Atatürkçülük filan da yapmayacağım. Bilakis bu ülkede her boş bulunan caddeye, okula, mahalleye Ulu Önder'in isminin verilmesine, yerli yersiz her yere heykelinin dikilmesine karşı olanlardanım. Onun fikirlerini, ilkelerini yaşatmadıktan sonra heykelini dikseniz neye yarar?
Ancak hastanedeki solgun poster olayına bambaşka bir çerçeveden bakmak gerek.
Çok basit bir soruyla başlayalım:
Yapıldıktan hemen sonra solan Atatürk'ün posteri değil de Recep Tayyip Erdoğan'ın posteri olsaydı?
O zaman hastane yönetimi 'Hay Allah, matbaa hatası olmuş. Ne yapalım artık böyle kalacak' diyebilir miydi? Yoksa o poster daha solmadan yenisiyle değiştirilir miydi?
...............................
Solgun Atatürk posteri Yalova'daki bir matbaaya yaptırılmış. Matbaanın yaptığı işi sorgulayacak durumda değilim. Ancak iyi kötü matbaa işine kıyısından köşesinden karıştığımdan az çok fikir de beyan edebilirim.
Digital baskı olarak yaptırdığınız herhangi bir poster, eğer güneş gören bir cephedeyse- ki posterin cephesi öyle- en kaliteli malzemeyi kullansanız bile kullanım ömrü bir buçuk yılı geçmez. Bir yılın ardından sararıp solmaya başlar.
Hastanedeki poster ise daha yapılmasının birkaç ay sonrasında solmuştu. Üzerinden aylar geçti, halen Atam solgun solgun oradan bize bakmaya devam ediyor.
Kimse de çıkıp demiyor ki "Bu posterin hali nedir?"
..............................
Hastane yönetimini de suçlamak değil derdim. Hastanenin birinciliği önceliği halka kaliteli sağlık hizmeti vermektir, poster bastırmak değil. Yakından biliyorum ki hastane yönetimimiz sürekli teknolojik yeniliklerle, konfor bakımından özel hastanelerle yarışır, sağlık hizmeti bakımından ise özellerden çok daha donanımlı olmasına çabalıyor. Her gittiğimde de görüyorum ki hastanede hep bir yenilik var.
Ama gel gelelim ki o solmuş posterin aylardır orada öylece durması en hafif tabiriyle ayıptır.
Öncelikle iki lafından birine "Yalova, Atatürk'ün kentidir" diye başlayıp ahkam kesenler için ayıptır. Yalova'da yapılan her işe, Atatürk'ü öne sürerek karşı çıkanlar; her cümlelerinde Atatürk'ün Yalovası diyip ahlar, vahlar çekenler nedense bu konuda bugüne kadar tek laf etmediler. Kaymakam heykelini Yalova'ya hakaret görüp, Yalova'nın imajını zedeliyor diyenler nedense her gün onbinlerce aracın önünde geçtiği o solmuş posteri Yalova'ya pek bir yakıştırıyor.
.................................
Ve tabii ki yöneticilerimiz.
Gerektiğinde her sıkıntıyı şipşak çözen yöneticilerimiz aylardır sapsarı duran bu poster sorununu ne zaman çözecekler acaba?
Yoksa sararıp solan poster değil de bazı değerlerimiz mi?
Hadi hadi, anladın sen onu!
